Kapilarite Nedir Coğrafya? Suyu Bile Kandırmak Mümkün mü?
Hayatın her köşesinde bir şeyler öğreniyoruz, değil mi? Dün arkadaşımın bana “Ya sen neden her şeyi bu kadar derin düşünüyorsun?” demesi üzerine biraz kendimi sorguladım. Evet, belki bazen fazla düşünüyorum ama işte bu kafa yapım, mesela coğrafya dersine girdiğimde bana çok şey kazandırıyor. Hele de “Kapilarite nedir coğrafya?” sorusu gündeme gelirse, işte o zaman ne oluyor biliyor musunuz? İşin içine hem bilim hem de biraz mizah giriyor.
Evet, Kapilarite… Belki de son zamanlarda duyduğumuz en saçma ve en ilginç kelimelerden biri. Ama, buna dikkat et: Suyu bile kandıran bir olgudan bahsediyoruz! Gel, sana bunu anlatayım.
Kapilarite: Suyu Yukarı Çekme Gücü
Tamam, şimdi dur. Bu bir coğrafya konusu ama yine de çok derinlere gitmeye gerek yok. Hani bazen sınavlarda anlamadığımız şeyleri “ben de çok bilirim, aslında” havasına girerek yapmaya çalışırız ya, işte o mesele bu değil. Kapilarite, suyun toprak içinde veya bir madde içinde nasıl yukarı doğru hareket ettiğini açıklayan bir kavram. Basit bir şekilde söylemek gerekirse, bir sıvının, özellikle de suyun, bir yüzeye ya da bir maddeye yapışarak yukarı doğru çıkması olayına Kapilarite denir.
Bunu çok basit bir örnekle anlatayım: Dün arkadaşım benimle birlikte sokakta yürüyordu. Yanımızda yeni yapılmış bir bina vardı. Birden birden yapının zemininden su damlamaya başladı. Arkadaşım “Yine su yalıtımında bir sorun var herhalde” dedi. Ben de o sırada “Hayır, kapilarite!” diyerek kollarımı açıp, sanki Nobel ödülü almışım gibi bir hava yakaladım. Adamı iyice şaşırttım tabii. “Kapat hadi, suyun yalıtımını bilmek zorunda değilsin, ne anlatıyorsun” dedi. Neyse, o da anlamış olmasa da, suyun o binanın temeline nasıl doğru yükseldiğini anlatmaya çalışıyordum.
Kapilarite ve Günlük Hayat: Suyu Bile Kandırmak
Evet, aslında Kapilarite’nin ne kadar ilginç bir olgu olduğunu bu şekilde anlatmak mümkün. Şimdi kafanızda bir resim oluşturun. En son ne zaman elinizde bir çiçek vazonuz vardı da, onu içine su doldurduğunuzda su, sırf yüzey gerilimi nedeniyle yukarı doğru çıkıp, bitkinin köklerine kadar gitmeye çalıştı? İnanın, bu kadar basit bir olay, Kapilarite’nin gücünü anlamanız için yeterli olacaktır.
Hadi biraz daha günlük hayata inelim. Geçen gün bir arkadaşım benden “Bu kadar fazla düşünme, gevşe!” diye şikayet ediyordu. Kendisinin aslında bir tür Kapilarite olduğunu fark ettim. Düşüncesizce, bana yapışıp, her seferinde yukarı doğru çıkmaya çalışan bir “su” gibi! Bu, tam da Kapilarite’nin o büyülü anıydı: Kendisini toprağa bırakmak yerine, her fırsatta yukarı doğru yükselmeye çalışan bir sıvı. O an “Vay be!” dedim, coğrafya derslerinde “kapilarite”yi öğreneceğimi düşünmemiştim, ama işte hayat, her anını ders haline getirebiliyormuş.
Kapilarite ve Bitkiler: Bitki Olmak Hiç Kolay İş Değil
Her şeyin bir Kapilarite olduğunu kabul ettik, peki ya bitkiler? Hadi gel, biraz daha büyütelim bu meseleyi. Bir bitki toprağında ne kadar su var? O su, orada yalnızca bir “süs” değil, aynı zamanda bitkinin büyüyebilmesi için gerekli olan her şey. Kapilarite işte burada devreye giriyor. Bitkilerin kökleri, topraktaki suyu bu şekilde yukarı çekiyor. Yani bitkiler, toprağın derinliklerinden sanki gizli bir güçle suyu çekerler. İnan bana, bu olay da biraz insan ilişkilerine benziyor.
Geçenlerde kafede bir arkadaşım bana, “Ya sen neden sürekli çok derin düşünüyorsun?” dedi. Ben de ona “Bunun Kapilarite ile bir ilgisi olabilir!” diyerek, her iki kolumu masaya koydum ve suyun yukarı çıkışını anlatmaya başladım. O da “Hadi ya, çok komikmiş” dedi ama ben gerçekten o an bitkilerin hayatını çözmüştüm. Bitkiler toprağın derinliklerinden suyu nasıl çekiyorsa, biz de ilişkilerde bazen “derinliklerden” bir şeyler çekeriz.
Kapilarite: Sadece Bir Fiziksel Olay mı?
Evet, Kapilarite genellikle fiziksel bir olgu olarak kabul edilir. Ama bazen hayatı da bu şekilde düşünmek zorunda kalıyoruz. Tıpkı o suyun toprakla buluştuğunda nasıl yukarı doğru çıktığı gibi, bazen biz de zorluklar karşısında yükselmek zorunda kalıyoruz. Kapilarite, sadece suyun hareketi değil, bazen yaşamın ve ilişkilerin de hareketidir. İşte bu yüzden, her zaman derin düşünmek, her şeyin ne olduğunu anlamak önemli. Çünkü bazen, hiç tahmin etmediğimiz bir anda, “Kapilarite”yi yaşadığımızı fark edebiliriz.
Sonuçta: Kapilarite Her Yerde!
Hayat, tıpkı suyun toprak içinde hareket etmesi gibi, hep bir yere doğru gitmeye çalışır. Biz de bazen bu hareketi kontrol edemeyiz. Yine de Kapilarite’yi anlamak, hem coğrafyada hem de gündelik yaşamda bize farklı bakış açıları kazandırır. Eğer bir gün, “Kapilarite nedir coğrafya?” diye soran olursa, durup derin bir nefes alın ve şu cevabı verin: “Hayatın içindeki her şeyin, her sıvının kendi yolunu bulması gibi, sen de kendi yolunu bulursun. Su bile bazen yukarı çıkar, sen neden çıkamayacaksın?”
Unutmayın, suyu bile kandırabiliyorsanız, geri kalan her şey çok daha kolay.