Çahillik Neden Kaynaklanır?
Bir insanın hayatında karşınıza çıkan çoğu kavram, bazen çok derin, bazen de sadece gözlemlerimizden ibaret olabilir. Çahillik de bunlardan biri. Bu terim, genellikle kötü bir anlam taşır, ama aslında neden çahillik olduğu hakkında düşündüğümüzde, durumu çok daha iyi kavrayabiliyoruz. Ankara’da, 25 yaşında, ekonomi okumuş ve veriyle uğraşan biri olarak, etrafımda sürekli olarak çahillik örneklerine rastlıyorum.
Çahillik, çoğu zaman bilgi eksikliğinden, bazen de bu eksikliğin farkına varılmamasından kaynaklanıyor. Belki de bir insanın, toplumun bir parçası olarak hareket edebilmesi için öğrenmesi gereken şeylerin sayısının ve çeşitliliğinin ne kadar fazla olduğunu anlamamış olmasından.
Çahillik Neden Ortaya Çıkar?
1. Eğitim Sisteminin Yetersizlikleri
Çahillik çoğu zaman eğitimsizlikle ilişkilendirilir, ama aslında eğitim eksikliği bazen kişinin öğrenmeye aç olmamasıyla da ilgilidir. İyi bir eğitim almak, sadece okullarda öğretilen bilgileri almakla bitmiyor. Çevremdeki insanları incelediğimde, eğitim sisteminin ne kadar eksik olduğunu sıkça gözlemliyorum. Ekonomi okuduğum üniversitede bile, sadece teoriyle, sınıf içi eğitimle ilerlemek yetersizdi. Gerçek dünyada işler öyle yürümüyor. Ama burada şöyle bir şey var: Her insan, öğrenmeye açık olduğu sürece çahillikten uzak durabilir. Okulda alınan bilgiler bir yere kadar faydalı olsa da, doğru bakış açısıyla ele alınmadığında yeterli olmuyor.
2. Ekonomik Koşullar ve Zorluklar
Çahillik çoğu zaman, insanın kendine bakış açısını ve çevresini anlamaya çalışırken karşımıza çıkıyor. Ankara gibi büyük şehirlerde, ekonomik zorluklar yüzünden insanların eğitime ve bilgiye ne kadar zaman ayırabildiklerini gözlemlemek zor. İnsanlar, temel ihtiyaçlarını karşılamak için çalışırken, eğitim ve kişisel gelişim için gerekli zamanı ve enerjiyi bulmakta zorlanıyorlar.
Mesela, çalıştığım ilk ofiste, birçok arkadaşımın, hayatlarını geçirebilmek için günde 10 saat çalıştığını gördüm. Bu, onları dışarıdaki dünyadan uzaklaştırıyordu. Bilgiye erişim de kısıtlıydı. Evet, interneti olan herkes istediği bilgiye ulaşabilir, ama zaman bulamamak büyük bir engel. Bu, bilgi açlığının, çahillikten farklı olarak var olan bir başka yüzüydü. Yani, ekonomik koşullar insanları çahilliğe iter mi? Evet, bir ölçüde evet.
3. Toplumsal Normlar ve Değerler
Birçok insan, etrafındaki kişilere bakarak hayatını şekillendiriyor. Özellikle de çocukluk dönemindeki ebeveynlerinin ve çevresinin kalıplaşmış bakış açıları, insanın zihninde büyük bir etki bırakabiliyor. Benim büyüdüğüm mahallede, halkın çoğu her türlü politik ve toplumsal meseleye mesafeli duruyordu. Sadece belirli bir gruptan alınan bilgiler, insanların neyi doğru bildiklerini onlara belirliyordu. Oysa her birey, kendi perspektifini genişletmeli ve kendi araştırmasını yapmalıdır.
Mesela, siyasete pek ilgisi olmayan birinin, sadece televizyon kanallarından öğrendikleriyle hareket etmesi, onun bilgiye ne kadar ulaşabildiğini gösteriyor. Toplumsal normların içinde büyümek, insanları sadece kendi çevrelerinin düşünce biçimiyle sınırlayabiliyor. Eğitim de bunun karşısında ne kadar gelişmiş olsa da, “başkaları ne der?” sorusu bazen en ön planda kalabiliyor.
4. Bilgiye Erişim Yetersizliği
Teknolojinin hızla gelişmesiyle bilgiye ulaşmak çok daha kolay hale geldi. Ancak, her zaman bir adım daha atmak ve bilgiye farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak gerektiğini unutmamalıyız. Hadi gelin, başımıza gelen küçük bir olaydan örnek verelim: Bir arkadaşım, üniversiteyi yeni bitirmişti ve iş bulma konusunda oldukça karamsardı. Bir gün, LinkedIn üzerinden iş başvurusu yaptı. Önce sadece başvuru metnini ve başvuru linkini paylaştı, ama başvuru formunu tam olarak nasıl dolduracağını bilmiyordu. İşte burada çahillik devreye giriyor. Bilgiye ulaşmak çok kolay, ama onu doğru şekilde değerlendirmek, doğru adımlarla ilerlemek her zaman o kadar basit olmuyor.
Çahillikten Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?
Çahillikten kurtulmak için öncelikle insanın kendi farkındalığını artırması gerekiyor. Eğitim, toplum ve çevre ne kadar önemli olursa olsun, en önemli şey kişisel bir adım atmak. İnsanlar, dış dünyayı öğrenmek, çeşitli kaynaklardan beslenmek, kendi doğru bildiklerini sorgulamak zorundalar. Özellikle internetin sunduğu fırsatları değerlendirmek, araştırmalar yapmak, kitaplar okumak ve tartışmalara katılmak, çahilliği azaltan önemli adımlar.
Sonuç olarak, çahillik, bir insanın bilgiye ulaşma şekliyle, çevresel etmenlerle ve kendi içsel motivasyonuyla çok yakından ilgili. Hepimizin çahilliğe düşme potansiyeli var. Ancak, bu potansiyeli doğru şekilde yönlendirebilirsek, daha bilinçli, bilgili ve donanımlı bireyler olabiliriz.